Bugün sizi zekice düşünülmüş ve başarıyla gerçekleştirilmiş bir çalışmayla tanıştırmak istiyorum.
Bakmayın siz adının "Kalem Kamera'ya Karşı" oluşuna bence Ben Heine'nin bu çalışması kalemle kameranın mühthiş beraberliğini temsil ediyor.
benim çekmediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benim çekmediklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Şubat 2011 Salı
2 Şubat 2011 Çarşamba
Ölüm...
Sanırım geçen haftaydı. Aldığım dergileri hemen okuma şansım olmadığı için bazen biriktirip okuyorum. Lezzet dergileri de 5 aydır birikmiş, benim okumamı bekliyorlardı. Eylül sayısının 3. sayfasındaki bir habere gözlerim dolarak bakmıştım. Haber şöyleydi;
Biliyorsunuz Ceyla Gölcüklü Aralık ayında pankreas kanserinden öldü. Beklenmeyen, çok hızlı bir ölümdü. Onu o güzel fotoğraflarındaki gibi görmeye alıştığımız için ölümü yakıştıramadık. İnanamadık...
Bu sabah da benzer bir haberle uyandık. Daha pazar günü "Yok Böyle Dans"ta izleyip gülmüştük. "Deli bu kız ya" demiştik Defne Joy Foster için. Hatta ben geçen hafta oğlu rahatsız olduğu için çalışamamasını çok iyi anlamış, kendime benzetmiştim onu.
Birine güzelliğinden zenginliğinden dolayı, diğerine ise yaşam enerjisinden küçük bebeğinden dolayı ölümü yakıştıramadık. Aslında herkese bir bahanemiz var değil mi? Ölüm kimseye yakışmıyor işte.
Biliyorsunuz Ceyla Gölcüklü Aralık ayında pankreas kanserinden öldü. Beklenmeyen, çok hızlı bir ölümdü. Onu o güzel fotoğraflarındaki gibi görmeye alıştığımız için ölümü yakıştıramadık. İnanamadık...
Bu sabah da benzer bir haberle uyandık. Daha pazar günü "Yok Böyle Dans"ta izleyip gülmüştük. "Deli bu kız ya" demiştik Defne Joy Foster için. Hatta ben geçen hafta oğlu rahatsız olduğu için çalışamamasını çok iyi anlamış, kendime benzetmiştim onu.
Birine güzelliğinden zenginliğinden dolayı, diğerine ise yaşam enerjisinden küçük bebeğinden dolayı ölümü yakıştıramadık. Aslında herkese bir bahanemiz var değil mi? Ölüm kimseye yakışmıyor işte.
26 Ağustos 2010 Perşembe
Kedi ciğere bakar gibi
Burcu'nun tabiriyle yeni "CİCİ"me, benim tabirimle yeni "OYUNCAK"ıma 24 saat gecikmeyle kavuştum :))
Kavuştum kavuşmasına da bu sefer de planlamadığımız bir sorun çıktı, Amerikan fiş sistemiyle bizimkinin farklı olması. Aslında biz bunu ön görmüştük ama bizim evimizdeki converter kameranın şarj cihazına bir nedenden uymadı.
Şimdi durum şu: Yeni Oyuncağım masanın üzerinde duruyor, ben ise ona kedi ciğere bakar gibi bakıyorum :))))) Vah bana vah.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)





